SON DAKİKA

prouzman.com

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

06 Ekim 2026 - 22:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Üvey babam Fikret, annemle evlendiğinde henüz dört yaşındaydım

Babam sonunda seni buraya gönderdi, demek…”
Karşımda duran kadının bu sözlerini duyduğumda olduğum yere çakıldım. Kalbim öylesine hızlı çarpıyordu ki nefes almakta zorlanıyordum. Çünkü kapıyı açan kadın, yıllardır yatak odamın duvarında fotoğrafı asılı duran anneme inanılmaz derecede benziyordu.
Aynı gözler, aynı gülümseme, hatta sol kaşının üzerindeki küçücük iz bile aynıydı.
“Sen… Sen kimsin?” diye fısıldadım.
Kadının gözleri doldu.
“İçeri gel, Aslı. Sana anlatmam gereken çok şey var.”
Adımı nereden bildiğini sormaya hazırlanıyordum ki arkasındaki duvarda asılı duran fotoğrafı gördüm. Fotoğrafta genç bir Fikret, annem ve karşımda duran kadın birlikte gülümsüyordu.
Bacaklarım titremeye başladı.
“Annem nerede? Sen onun nesisin?”
Kadın derin bir nefes aldı.
“Ben annenim, Aslı.”
Bir an kulaklarımın uğuldadığını hissettim. Ardından istemsizce gülmeye başladım. Ancak bu, mutluluktan değil, duyduklarımın saçmalığından kaynaklanan sinirli bir gülüştü.
“Bu imkânsız! Annem ben dört yaşındayken öldü!”
Kadın sessizce başını eğdi.
“Hayır, kızım. Ben ölmedim. Seni terk etmek zorunda kaldım.”
O iki kelime içimde yıllardır kapanmış sandığım bir yarayı yeniden açtı.
Beni terk etmişti!
Tam otuz dört yıl boyunca annemin mezarına çiçekler bırakmış, doğum günlerimde fotoğrafını öpmüş, her Anneler Günü’nde yokluğuna ağlamıştım.
Oysa karşımdaydı.
Üstelik babamın evinden yalnızca birkaç sokak uzakta yaşıyordu.
“Demek bunca yıl buradaydın!” diye bağırdım. “Ben annesiz büyürken sen bu evde mi oturuyordun?”
Kadın gözyaşlarını silerek kenara çekildi.
“Lütfen önce beni dinle. Sonra istersen bir daha yüzümü görme.”
İçeri girmek istemiyordum. Fakat Fikret’in ölmeden önce söylediği sözler kulaklarımda yankılanıyordu.
“Benden nefret etmeye karar vermeden önce her şeyi dinleyeceksin.”
Salona girdim.

Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA