21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Ailem yıllarca eşimle dalga geçti: Boyuyla, geçmişiyle, hatta düğünümüzde bile onu küçük düşürdüler. Ancak her şeylerini kaybedip 20.000 dolar için kapımıza geldiklerinde, kolayca affedilmeyi bekliyorlardı. Eşim kabul etti… ama hiç beklemedikleri tek bir şartla.
Düğünümde annemin yüzündeki o ifadeyi asla unutamam. Mutlu görünmek yerine utanıyordu. Hani “yer yarılsa da içine girsem” dersiniz ya, tam öyle bir utanç.
Bütün bunların sebebi eşim Kerem’in akondroplazi ile doğmuş olmasıydı. Halk diliyle söylemek gerekirse, o bir cüceydi. Bu yüzden, bir keresinde ailemin onun için sülale ismimize sürülmüş “genetik bir leke” dediğini duymuştum.
Düğün günü o koridorda yürürken, ailemin yüzündeki utanç dolu bakışların günün en kötü kısmı olacağını sanmıştım. Yanılmışım.
“Lütfen yer yarılsa da içine girsem.”
Düğün yemeği sırasında babam elinde mikrofonla ayağa kalktı, daha konuşmadan gülüyordu. “Yeni çiftin şerefine! Umarım çocuklarının boyu en azından yemek masasına yetişebilir!”
Birkaç kişi gergin bir şekilde kıkırdadı. Yüzümün yandığını hissettim. Masanın altına girmek istedim. Ama Kerem elimi tuttu ve fısıldadı: “Buna takılma.”
“Nasıl takılmam? O benim babam ve az önce söylediği şey… Allah’ım!” “Biliyorum ama inan bana: Çirkin sözleri duymazdan geldiğinde hayat çok daha kolaylaşıyor.”
Birkaç kişi gergin bir şekilde kıkırdadı. Onun bu kadar vakur durabilmesinden nefret ediyordum. Bir bakıma, söylemediği her şeyi duyabiliyordum: Buna alışığım. Daha kötülerini de duydum. Hayatın boyunca seninle dalga geçildiğinde, artık bunu fark etmiyorsun bile.
Kendi ailemin, sevdiğim adama karşı bu kadar pervasızca gaddar oluşunu izlemek kalbimi kırıyordu. Kerem’in dahi bir mimar olması ya da bana herkesten daha iyi davranması onlar için bir şey ifade etmiyordu.
Ve bununla da kalmadı. Hayatın boyunca seninle dalga geçildiğinde, artık bunu fark etmiyorsun bile.
Bir keresinde Kerem yemekte, biyolojik ailesi onu terk ettiği için yetiştirme yurdunda büyüdüğünü anlattığında; onlardan şefkat, belki de bu kadar zor şartlardan gelip kendini var ettiği için bir takdir bekliyordum.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.