21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Bir akşam, feysimde gezinirken bir mesaj aldım. “Merhaba, Ayşe hanım. Profiliniz çok hoşuma gitti, sizinle tanışmak istiyorum.” Bu mesajı yazan adam, adını “Emre” olarak tanıttı. 45 yaşında, yakışıklı, uzun boylu, güler yüzlü bir adamdı. Kendini işadamı olarak tanıttı. Türkiye’nin başka bir şehrinde yaşıyor, yalnız olduğunu söyledi. Bana çok ilgi gösterdi, her gün mesajlar atıyordu, uzun telefon konuşmaları yapıyorduk. Bir süre sonra, sanki yıllardır tanıyormuşum gibi hissettim. Emre, bana çok değerli bir kadın olduğumu söyledi. Benimle bir gerçeği paylaşmak istediğini belirtti. Zamanla bana çok bağlandığını, beni çok sevdiğini yanıma gelmek benimle beraber olmak istediğini söyledi. Ben de ona güvenmeye başladım. Her ne kadar mesafeli bir şekilde başlasam da, günler geçtikçe içimi ısıtan, bana değer veren biri gibi göründü. O kadar çok sıkıldım ki yalnızlıktan, o kadar çok ihtiyaç duydum ki birinin ilgisini kazanmak için her şeyi verdim. Bir gün, bana başka bir şehirdeki bir iş toplantısına katılacağını söyledi.
Uçak bileti ve otel masraflarını halledeceğini ama bir ödeme yapması gerektiğini ekledi. “Ayşe, bana yardımcı olabilir misin? Sadece birkaç günlüğüne bir miktar para gönderirsen, her şey çözülecek.” İlk başta tereddüt ettim ama sonra ona güvenip, sahip olduğum paradan bir kısmını göndermeye karar verdim. Ona güvenmeye başladıkça, daha fazla yardım ve para talep etmeye başladı.
Zamanla, bir sorun çıktı ve “Başka bir ödeme yapmamız lazım” dedi. Bu süreç bir süre daha devam etti, her defasında ben daha da yavaşça ama sağlam adımlarla ona para göndermeye devam ettim. Düşünmeden, “Ona yardımcı olmalıyım,” dedim. Ama bir gün, telefonlarına ulaşamamaya başladım. Mesajlarım yanıtlanmadı, sesli yanıtlar hep aynıydı, cevap yoktu. Birkaç hafta geçtikten sonra, o tanıdığım adam artık yoktu.
Kendisini tekrar aradım, ama ne telefonunda, ne de internette herhangi bir iz bulabildim. Ve bir sabah uyandığımda, her şeyin bir yalan olduğunu fark ettim. Emre, aslında beni dolandırmıştı. Yavaşça içimi tüketen o adam, kalbimi kırmış ve beni yalnız bırakmıştı. Bir şekilde, dolandırıldığımı anlamıştım ama iş işten geçmişti. Üzüntüm, öfkem, hayal kırıklığım her şeyin önündeydi. Ama bir şey fark ettim: Ben hala ayaktaydım. Geçmişte kaybettiklerimle de barıştım. Bu hikaye, bana bir ders verdi: Gerçek sevgiyi ararken, kendimi unutmamalıydım. Şimdi internete girmiyorum. Yalnızlığımda öğrendiğim şey şu: Gerçek dostluk ve güven, paradan daha değerli. Ve yaşlılık, yalnızlık, insanı ne kadar kırsa da, insan her zaman yeniden ayağa kalkabilir.