21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Sevgili dostum,
Eğer bir gün bana bir şey olursa, Nermin’e onu ne kadar sevdiğimi söyle. Ama ona bir şeyi daha anlat.
Senin ona yıllardır âşık olduğunu biliyorum.
Bu satırı okuduğumda gözlerim büyüdü.
Rıza sessizce ağlıyordu.
Mektubu okumaya devam ettim.
Bunu bana hiç söylemedin ama ben gördüm. Sana kızmadım. Çünkü sen gerçek bir dost oldun. Beni hiçbir zaman kıskanmadın, aramıza girmedin ve ailemi kendi ailen gibi korudun.
Eğer ben gidersem ve yıllar sonra ikiniz birlikte mutlu olabilecek duruma gelirseniz, sakın suçluluk duymayın.
Hayat yaşayanlar içindir.
Mektubu okurken gözyaşlarım sayfaların üzerine düştü.
Ama aklım hâlâ tek bir noktaya takılmıştı.
“Bana bunu neden şimdi anlatıyorsun?”
Rıza gözlerini kapattı.
“Çünkü o gün seni kandırdım.”
“Nasıl?”
“Kazadan sonra polis bana Kemal’in son aradığı kişinin ben olduğumu söyledi. Sen yıkılmış durumdaydın. Eğer sana gerçeği söyleseydim, beni suçlayacağından korktum.”
Başımı eğdim.
Dürüst olmak gerekirse, o gün öğrenmiş olsaydım gerçekten onu suçlayabilirdim
Çünkü acı mantığı susturur.
Rıza devam etti.
“Sonra günler geçti. Haftalar geçti. Her geçen gün söylemek daha zor hale geldi. Ben sustukça suçluluğum büyüdü.”
İlk kez ona gerçekten baktım.
Son iki yılda beni ayakta tutan adamın omuzlarında taşıdığı yükü gördüm.
“Bir şey daha var,” dedi.
“Ne?”
“Kazaya sebep olan sürücü bulundu.”
Şaşkınlıkla doğruldum.
“Ne?”
“Geçen ay bulundu. Başka bir şehirde yakalanmış. Polis bana haber verdi çünkü yıllar önce dosyayla ilgili ifade vermiştim.”
Bunu ilk kez duyuyordum.
“Peki neden bana söylemedin?”
“Düğünden sonra söylemek istedim. Hayatımızın en mutlu gününü mahvetmek istemedim.”
O an içimde yıllardır taşıdığım başka bir yükün de hafiflediğini hissettim.
Çünkü iki yıl boyunca bilinmeyen bir hayaletle yaşamıştım.
Kim olduğu bilinmeyen bir adam.
Cevapsız kalan sorular.
Bitmeyen öfke.
Şimdi ise gerçek ortaya çıkmıştı.
Uzun süre konuşmadan oturduk.
Sonunda Rıza ayağa kalktı.
“Beni affetmeni beklemiyorum,” dedi.
“Belki bu evlilik burada biter. Ama artık yalan söylemek istemiyorum.”
Kapıya doğru yürümeye başladı.
Tam çıkarken seslendim.
“Rıza.”
Durdu.
“Buraya gel.”
Yavaşça geri döndü.
Elini tuttum.
“Sen Kemal’i öldürmedin.”
Başını salladı.
“Ama o yola benim çağrımla çıktı.”
“Eğer o gün markete gitseydi, doktora gitseydi ya da başka bir arkadaşını ziyaret etseydi yine aynı sürücüyle karşılaşabilirdi.”
Sessizce ağlamaya başladı.
“İki yıldır kendini cezalandırıyorsun.”
“Belki hak ettim.”
“Elbette hatalısın. Bana gerçeği daha önce söylemeliydin. Ama bazen insanlar kötülükten değil korkudan yanlış yapar.”
İlk kez gözlerinde gerçek bir rahatlama gördüm.
O gece saatlerce konuştuk.
Kemal’i andık.
Eski anılarımızı paylaştık.
Ağladık.
Güldük.
Ve sonunda geçmişin gölgesinden çıkmaya karar verdik.
Ertesi sabah güneş doğarken verandada kahvelerimizi içiyorduk.
Bahçedeki papatyalar rüzgârda hafifçe sallanıyordu.
Kemal’i düşündüm.
Sonra mektubundaki son satırı hatırladım.
Hayat yaşayanlar içindir.
O an anladım ki sevgi insanın kalbinde yer değiştirmez; genişler.
Kemal’i sevmeyi hiç bırakmamıştım.
Ama bu, Rıza’yı sevmeme engel değildi.
Geçmişimizi değiştiremezdik. Fakat geleceğimizi nasıl yaşayacağımıza karar verebilirdik.
Ve yıllar sonra ilk kez, suçlulukla değil umutla geleceğe bakıyordum.