SON DAKİKA

prouzman.com

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

15 Mayıs 2026 - 17:17 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Yara izlerimi asla görmesin diye görme engelli bir adamla

Yaralarımı asla görmesin diye kör bir adamla evlendim – Düğün gecemizde, ’20 yıldır sakladığım gerçeği bilmen gerekiyor’ dedi.
Dünyanın yıllardır dik dik baktığı taraflarımı asla görmeyeceğine inandığım için görme engelli bir adamla evlendim. Sonra, düğün gecemizde parmaklarını tenimdeki yanık izlerinin üzerinde gezdirdi, bana güzel olduğumu söyledi ve nihayet bulduğumu sandığım tüm güven duygusunu yerle bir eden bir gerçeği itiraf etti.

Geçmişin İzleri
Düğün sabahımda benden önce ablam ağladı.

Leyla, kilisenin hazırlık odasında ellerini ağzına bastırmış, arkamda duruyordu. Aynadaki yansımama, dantellerin ve özenle yapılmış makyajın altındaki o on üç yaşındaki kızı hâlâ görebiliyormuş gibi bakıyordu. Gelinliğim fildişi rengindeydi; uzun kollu ve hakim yakalıydı. Şıklığı kadar gizlemek için de seçilmişti. Leyla sürekli muhteşem göründüğümü söyleyip durdu, sonunda itiraz etmeyi bırakıp bu kelimenin odada yankılanmasına izin verdim.

“Çok güzel görünüyorsun, Merve,” diye fısıldadı, yanaklarından yaşlar süzülürken.

Güzel. Bu kelime hâlâ içimde bir yerlere takılıp kalıyor. On üç yaşındayken, yüzümün yarısı yanmış bir halde hastane yatağında yatarken ve aldığım her nefes emanetmiş gibi hissederken çok daha farklı kelimeler duymuştum.

Bir görevli bana komşunun gaz sızıntısına sebep olduğunu söylemişti. Patlamaya bu yol açmıştı. Hayatta kaldığım için “şanslı” olduğumu söyledi. Şanslı olmak demek, artık tanımadığım bir bedenin içinde canlı uyanmak demekti. Okulda çocukların fısıldaşması, yetişkinlerin ise fiziksel bir darbeden daha çok can yakan o yumuşak acıma duygusuyla bana bakması demekti.

Annem ve babam o zamanlar zaten hayatta değildi. Bir süre teyzemiz bize baktı, sonra o da vefat edince on sekiz yaşındaki Leyla, hiç istemediği bir hayatın içine adım atmak ve benim için her şey olmak zorunda kaldı. O gün ambulansın peşinden koşan da, iyileşme sürecimin her bir sessiz aşağılanmasında yanımda oturan da oydu.

Ablam düğün günümde karşımda durdu ve yumuşak bir sesle sordu: “Hazır mısın?”

Gözlerimi sildim ve başımı salladım. Sonra, hayatımı değiştiren adama doğru yürüdüm… Devamını okumak için Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA