21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Karım Leyla ile yıllarca çocuk sahibi olmayı denedik. Başarısız olunca, evlat edinme fikrini o ortaya attı. Bu fikir ikimize de çok doğru gelmişti. Aylarca süren bekleyişin ardından Ada ile tanıştık; henüz bebekken koruyucu aile sistemine girmiş, pırıl pırıl gözleri olan 4 yaşında bir kız çocuğuydu. Eve geldiği ilk günden itibaren bize sımsıkı sarıldı; henüz işlemler resmileşmeden bile bize “Anne” ve “Baba” demeye başladı.
Ancak onu eve getirmemizden tam bir ay sonra, işten eve geldiğimde Ada koşarak yanıma geldi ve minik kollarıyla bacaklarıma dolandı. Sesi titriyordu. “Gitmek istemiyorum,” dedi. Şaşkınlıkla önünde diz çöktüm. “Nereye gitmek tatlım?” Dudakları titredi, gözleri doldu. “Bir daha gitmek istemiyorum. Seninle ve annemle kalmak istiyorum.” İçimi buz gibi bir ürperti kapladı. Saçlarını okşayarak, “Böyle bir şey olmayacak,” diye söz verdim. Ama o sırada koridorda Leyla belirdi; yüzü bembeyazdı ve bakışları okunmaz bir haldeydi. “Konuşmamız lazım,” dedi soğuk bir sesle.
Ada’yı, her şeyin yolunda olduğuna dair söz vererek odasına gönderdim. Burnunu çekerek gitti ama minik kalbinin korkuyla çarptığını hissedebiliyordum. Odasının kapısı kapanır kapanmaz Leyla bana döndü, çenesi kaskatı kesilmişti. “Onu geri vermeliyiz.” Kulaklarıma inanamadım. “Ne?” diye kekeledim. Bana asıl sebebini açıkladığında, dehşet içinde bir adım geri çekildim.
Leyla’nın gözlerinde daha önce hiç görmediğim, nefretle karışık bir korku vardı. Elinde, Ada’nın sosyal hizmetlerden gelen o kalın, şeffaf dosyası duruyordu. Dosyanın arasından eski, kenarları kıvrılmış bir fotoğraf karesi çıkardı ve mutfak masasının üzerine adeta bir zehirli sarmaşık bırakıyormuş gibi fırlattı.
“Bu fotoğrafa bak,” dedi sesi titreyerek. “Gerçekten bak.”
Masaya yaklaştım. Fotoğrafta yirmili yaşlarının başında, bir hastane yatağında kucağında yeni doğmuş bir bebekle gülümseyen genç bir kadın vardı. Kadının yüzü tanıdık gelmiyordu ama arkasında duran, elini kadının omzuna koymuş olan adama baktığımda kanımın çekildiğini hissettim. Bu adam Gökhan’dı. Leyla’nın on beş yıl önce hayatını kabusa çeviren, ailesini dağıtan ve hapse girmeden hemen önce her şeyimizi elimizden alan o karanlık adam gorsele ilerleyin devamını okumak için Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.