SON DAKİKA

prouzman.com

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

01 Kasım 2026 - 21:20 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

2000 yılında son 10 TL’mi evsiz bir gence vermiştim.

Adamın sözleri içimde tuhaf bir korku uyandırdı. Kutunun ağırlığı kollarıma çökerken gözlerimi yüzünden ayıramıyordum. Yirmi altı yıl önce kaldırımda oturan o ürkek delikanlının gözlerini şimdi karşımdaki adamda görüyordum.

“Baran?” diye fısıldadım.

Adamın dudakları titredi. Sonra başını eğdi.

“Evet, Nergis teyze. Benim.”

Karşımda duran şık giyimli adamla hafızamdaki aç, üşümüş genç arasında bağlantı kurmaya çalışıyordum.

“Gerçekten sen misin?”

“Beni o gün tanıyan tek insan sizdiniz. Şimdi de tanıdınız.”

Onu içeri davet ettim. Eşim mutfaktan, kızım yemek masasının başından kalkıp yanımıza geldi. Baran kutuyu masaya bıraktı ve üzerindeki kot ceketi bana uzattı.

“Bunu yıllarca sakladım. Ne zaman vazgeçmek istesem baktım.”

Ceketi yüzüme yaklaştırdım. Kırmızı yelkenli hâlâ yerindeydi. Alaz’ın on üç yaşındayken ceketini yırttığı günü hatırladım. Üzüntüsünü gidermek için eski bir kumaştan yelkenli kesip dikmiştim.

“Neden yelkenli?” diye sormuştu.

“Çünkü rüzgâr ne kadar sert eserse essin, doğru yönü bulan tekne yoluna devam eder.”

Baran oturduğunda ellerini birleştirdi.

“Size o günden sonrasını anlatmalıyım.”Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA