21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Benden 30 yaş büyük yaşlı adamla evlendim benden ilk isteği..
Ben yirmi dokuz yaşındaydım. O ise elli dokuz.
Aramızdaki otuz yıllık farkı ilk duyduğumda, bunun hayatım boyunca taşıyacağım bir yük olacağını düşünmüştüm. Fakat o günlerde başka seçeneğim yoktu. Babamın ölümünden sonra üzerimize kalan borçlar, annemin hastalığı ve yıllardır peşimizi bırakmayan insanlar beni köşeye sıkıştırmıştı.
İşte tam o dönemde karşıma Vedat çıktı.
Vedat Bey, babamın eski bir dostuydu. Elli dokuz yaşındaydı, varlıklı ve çevresinde saygı gören bir iş insanıydı. Annemi yıllardır tanıyordu ve içinde bulunduğumuz durumu herkesten iyi biliyordu.
Bir akşam annemin yanında otururken bana evlenme teklif ettiğinde odadaki hava bir anda değişmişti.
Ben hiçbir şey söyleyemedim.
Çünkü onun benden otuz yaş büyük olması bir yana, kafamda başka bir hesap vardı.
Annemin tedavisi için gereken parayı bulamıyordum. Babamın bıraktığı borçlar yüzünden evimizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyaydık. Vedat ise evliliği kabul etmem hâlinde bütün borçları kapatacağını ve annemin tedavisini üstleneceğini söylemişti.
Kabul ettim.
Düğünümüz küçük bir salonda yapıldı. İnsanlar gülümseyerek tebrik ederken, arkamdan konuşulanları duymamak için kendimi zor tutuyordum.
“Kız parası için evlenmiş.”
“Otuz yaş fark varmış.”
“Bu evlilik uzun sürmez.”
Ben ise bütün o sözlerin arasında kendime aynı cümleyi tekrarlıyordum:
“Belki zamanla mutlu oluruz.”
Evliliğimizin ilk ayları şaşırtıcı biçimde sakin geçti.
Vedat bana hiçbir zaman kötü davranmadı. Aksine, istediğim gibi yaşamam için alan bırakıyordu. Çalışmaya devam edebilir, arkadaşlarımla görüşebilir, istediğim zaman annemin yanına gidebilirdim.
Fakat aramızda görünmeyen bir mesafe vardı.
O bana yaklaşmaya çalıştıkça ben geri çekiliyordum. Çünkü onun bana gerçekten değer verdiğine inanmak istemiyordum.
Bir gece mutfakta çay hazırlarken Vedat yanıma geldi.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.