21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Gömlek parçalarından muazzam bir patchwork (yama işi) elbise tasarladı. Elbise bittiğinde ve aynanın karşısına geçtiğinde, babasının kollarının ona sarıldığını hissetti. O elbise sadece kumaştan değil, yaşanmışlıklardan ve sönmeyen bir aşktan yapılmıştı. Balo gecesi geldiğinde Elif, gururla o elbiseyi giyip salona girdi. Ancak kapıdan adımını atar atmaz fısıldaşmalar başladı. Işıltılı taşlarla süslü elbiselerin içindeki sıra arkadaşları, Elif’e bakıp bıyık altından gülüyorlardı. Pelin adındaki kız, yanındaki gruba dönerek yüksek sesle bağırdı: ‘Şuna bakın! Okulun hademesinin eski bezlerinden mi diktin o elbiseyi? Rezillik!’ Hemen ardından bir erkek öğrenci kahkahalarla ekledi: ‘Gerçek bir elbise alacak paran yoksa söyle toplardık aramızda, bu ne paçavra böyle!’ Elif’in yüzü cayır cayır yanıyordu. Etrafındaki kalabalık ondan uzaklaştı, sanki bir cüzzamlıymış gibi ona bakıyorlardı. Birisi arkadan ‘Bu iğrenç şeyle buraya nasıl gelebildin?’ diye seslendi. Elif’in gözleri doldu, boğazı düğümlendi. Kaçıp gitmek, yerin dibine girmek istiyordu. Tam o sırada müzik aniden kesildi. Herkes şaşkınlıkla sahneye baktı. Okul müdürü Selim Bey, elinde mikrofonla kürsüye çıkmıştı. Yüzünde daha önce hiç görülmemiş sert ve hüzünlü bir ifade vardı. Selim Bey mikrofonu düzeltti ve derin bir sessizlik sağlandıktan sonra konuşmaya başladı: ‘Eğlenceye devam etmeden önce, hepinize bir şey göstermem ve bir gerçeği anlatmam gerekiyor.’ dedi. Bakışlarını Elif’e çevirdi ve devam etti: ‘Bugün burada en pahalı elbiseleri giyenleriniz var. Ama hiçbirinizin elbisesi, Elif’inkinin yanından bile geçemez. Siz o elbiseyi paçavra sanıyorsunuz ama o elbise, bu okulun kütüphanesini gizlice yaptıran, durumu olmayan arkadaşlarınızın burslarını maaşından arttırarak ödeyen Kemal Efendi’nin mirasıdır.’ Salon bir anda buz kesti. Pelin’in yüzündeki o küstah gülümseme yerini derin bir şoka bıraktı. Selim Bey gözyaşlarını tutmaya çalışarak devam etti: ‘Kemal Bey ölmeden önce bana geldi. Tek isteği Elif’in bu gece burada mutlu olmasıydı. O gömlekler, onun bu hayattaki tek varlığıydı. Elif bugün burada babasının dürüstlüğünü, emeğini ve asaletini taşıyor. Eğer birine gülecekseniz, o yüreğe sahip olmadığınız için kendinize gülün.’ Konuşma bittiğinde salonda çıt çıkmıyordu. Az önce Elif’le dalga geçen öğrenciler başlarını öne eğmişlerdi. Birkaç saniye süren o ağır sessizliğin ardından, salonun en arkasından bir alkış koptu, sonra tüm okul Elif’i ayakta alkışlamaya başladı. Elif ise babasının gömleğinin yakasını sıkıca tutmuş, babasının kokusunu içine çekerken sonunda gülümsüyordu. O gece, en güzel elbise pahalı olan değil, içinde en çok sevgi barındıran elbiseydi.