21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Kâğıdın ilk satırında şöyle yazıyordu:
‘Tarık, kırk beş yıl önce senden ayrılmadım. Beni senden uzaklaştıran gerçeği ikimiz de hiçbir zaman öğrenemedik.’
Caminin avlusundaki taş duvara tutunmak zorunda kaldım. Parmaklarım titriyordu. Gülnaz’ın oğlu Utku, yüzümdeki ifadeyi görünce hemen yanıma yaklaştı.
‘İyi misiniz? Bir yere oturalım isterseniz.’
Başımı salladım. Bahçedeki ahşap banka oturduk. Kâğıdı yeniden açtım.
‘Tarık, sana bütün bunları hastane odasında anlatamadım. Çünkü son günlerimi geçmişin hesabını sorarak değil, seninle yeniden mutlu olarak geçirmek istedim. Ama bilmeden gitmeni de istemiyorum.’
Gözlerim satırların üzerinde ilerlerken gençliğimizin en acı günü zihnimde canlandı.
Üniversiteye başladığımız ilk yıl Gülnaz’a sayısız mektup yazmıştım. Başlarda cevap geliyordu. Sonra birden kesilmişti.
Bir gün ailesinin evine telefon ettiğimde babası, Gülnaz’ın başka biriyle görüşmeye başladığını, benim onu rahatsız etmemem gerektiğini söylemişti.
O sözleri duyduğumda henüz on sekiz yaşındaydım. Gururum kırılmış, dünyam yıkılmıştı.
Bir daha aramamıştım.
Mektupta ise bambaşka bir hikâye anlatılıyordu.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.