SON DAKİKA

prouzman.com

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

11 Ağustos 2026 - 20:07 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sekiz yıl boyunca komşumuz Hasan Amca

Hasan Amca’nın sözleri duyduğum anda boğazım düğümlendi.

“Ne demek doktora değil?” diye fısıldadım.

Yaşlı adam derin bir nefes aldı. Sonunda zarfı elime bıraktı.

“Önce bunu oku. Sonra konuşuruz.”

Titreyen ellerimle zarfı açtım. İçinden, babamın el yazısıyla yazılmış birkaç sayfa çıktı.

İlk satırda şu cümle vardı:

“Oğlum, bu mektubu okuyorsan artık ben yokum. Bana kızacağını biliyorum ama önce sonuna kadar oku.”

Gözlerim dolarak okumaya devam ettim.

“Sana yıllarca doktor randevusuna gittiğimi söyledim. Doktor kontrollerim elbette vardı ama ayda yalnızca bir kez. Geri kalan perşembelerde Hasan beni bambaşka bir yere götürdü.”

Başımı kaldırıp Hasan Amca’ya baktım.

“O nereye?” dedim.

“Devamını oku.” diye cevap verdi.

Mektupta yazıyordu.

“Görme yetimi kaybettiğim ilk aylarda yaşamanın artık hiçbir anlamı kalmadığını düşündüm. Evin içinde sessizce oturuyor, annenin fotoğraflarına dokunuyor ve ölümü bekliyordum. Sonra bir gün Hasan beni şehirdeki Görme Engelliler Yaşam Merkezi’ne götürdü.”

İlk kez bunu duyuyordum.

Babam devam etmişti.

“Orada benden çok daha zor durumda insanlar vardı. Kimi doğuştan görmüyordu, kimi savaşta gözlerini kaybetmişti. Buna rağmen kahkaha atıyor, yeni şeyler öğreniyor, başkalarına umut oluyorlardı.”

Bir sonraki satır beni şaşkına çevirdi.

“İlk gün sadece dinledim. İkinci hafta baston kullanmayı daha iyi öğrendim. Üçüncü hafta yeni kör olan insanlara destek vermeye başladım.”

Hasan Amca sessizce başını salladı.

“Her hafta oradaydık.” dedi.

Mektubu okumaya devam ettim.

“Zamanla bana Braille öğrettiler. Sonra ben de yeni gelen yaşlılara yemek yapmayı, mutfakta güvenli hareket etmeyi ve pes etmemeyi anlatmaya başladım.”

Bir anda babamın telefonda anlattığı bütün hikâyeler zihnimde birleşmeye başladı.

Dokunarak yaptığı yemekler…

Yeni öğrendiği yöntemler…

Hayata yeniden bağlanması…

Bunların hiçbiri tesadüf değildi.

Sayfayı çevirdim.

Devamını Okumak İçin.Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA