21:23 - Pekmezdeki bilinmeyen gizli tehlike! Bu şekilde tüketmek büyük problem kanser yapıyor!
20:43 - Kaliteli vede Sağlıklı Bir Yaşam İçin Sizlere Yedi Altın Kural
20:40 - Zihinsel olarak Ruhsal Sağlığımızı Korumak
20:38 - Kalp Sağlığımızı Koruyan Gıdalar ve Özellikleri
20:31 - Karın bölgesi yağı nasıl kaybedilir? Yağ Yakma Yöntemleri!
20:29 - Gıda Besin Zehirlenmesinin Belirtileri Bakın Nelerdir? Gıda Zehirlenmesinde Neler Uygulanmalı
20:25 - Boğaz Yanmasına Neler Neden Olur? Nasıl İyileşir Geçer?
20:03 - Akne Nedir vede Neden Olur? Evde Oluşacak 5 Doğal Akne Maskesi
20:01 - Kalp Sağlığınızı Koruyan Bazı Önemli Öneriler
19:14 - Taze ve Parlak Bir Cilt İçin En İyi Üç Limon Maskesi Tarifi
Yoksul öğrenci yanlış arabaya bindi… ve o arabanın bir milyardere ait olduğunu bilmiyordu.
Elif artık dayanma sınırına gelmişti. Üniversite kafeteryasında art arda iki vardiya çalışmış, İşletme bölümündeki üç final sınavına hazırlanmış ve iki günde toplam sadece dört saat uyuyabilmişti. Gece saat on birde, İstanbul Üniversitesi kütüphanesinin önünde park etmiş siyah arabayı gördüğünde plakasına bile bakmadan içine bindi.
Arka koltuk çok rahattı. Hatta fazla rahattı—normal bir taksi için fazla lüks sayılabilecek kadar. Ama Elif o kadar yorgundu ki bunu sorgulayacak hali yoktu. Gözlerini sadece bir saniyeliğine kapattı…
Ve eğlenceli bir erkek sesiyle uyandı.
— İnsanların arabalarına böyle dalmak senin alışkanlığın mı, yoksa bugün şanslı olan ben miyim?
Elif gözlerini açtı.
Yanında bir adam oturuyordu.
Pahalı bir takım elbise, dergi kapağından çıkmış gibi bir yüz, kusursuzca dağılmış koyu saçlar ve dudaklarında alaycı bir gülümseme… Kesinlikle bir taksi şoförüne benzemiyordu.
Etrafına baktığında arabanın içinde yerleşik bir mini bar olduğunu fark etti.
Bir arabanın içinde kim mini bar bulundurur ki?
— Bu arada yirmi dakika boyunca horladın, diye ekledi adam.
Elif o anda yerin dibine girmek istedi.
Keşif ve Teklif
Plakaya bakmalıydım.
Sonradan düşündüğümde beni en çok rahatsız eden detay buydu. Arabaya binmeden önce numaraya bakmalıydım.
Kafeteryada art arda iki vardiya, bölümümde üç final sınavı ve iki günde sadece dört saat uyku… İrade gücü ve litrelerce ucuz kahveyle ayakta duran bir bedenle yaşıyordum.
Gece saat on birde, İstanbul Üniversitesi kütüphanesinin önünde duran siyah arabayı görünce onun çağırdığım taksi olduğunu sandım.
Araba siyahtı.
Orada park etmişti.
Ve ben bitkin haldeydim.
Arka kapıyı açtım ve sanki kendi evime girer gibi içeri girdim. Devamını okumak için Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.